Ne Okuyorum

Yerel Renkler

Cafe de Flore’da oturmuş Matmazel Vivienne’in zarif el hareketleri eşliğinde yanında oturan genç adamla konuşmasını izliyorum. Gözlerinde aşk parıltıları çakıyor. Başını eğiyor mahcup bir edayla. Biran sözler yok oluyor. Duygular uçuşuyor havada. Genç adam elini pardösüsünün cebine atıyor. Küçük  kadife bir kutu çıkartıyor. Matmazel Vivienne’in elini tutuyor…

Cafe de Flore’da oturmuş Truman Capote’nin Yerel Renkler’i ile dünyanın çeşitli şehirlerine yolculuk yaparken, kendi Paris öykümün cümleleri kafamda oluşmaya başlamıştı.

Reklamlar

Ne Okuyorum

bazen_bahar

Güneşli bir cumartesi, sırtınızı yemyeşil doğaya, yüzünüzü masmavi denize verir, gökyüzünde salınan renkli bir uçurtmanın peşinde koşarsınız ya, işte bu öyküler de size aynı hazzı veriyor. Bitmesin istiyorsunuz. Elinizden bırakamıyorsunuz. Her öykü sonunda, durup sindiriyorsunuz. Bir parça çikolatanın ağzınızda bıraktığı o müthiş tadı yakalıyorsunuz. Melisa Kesmez daha çok üretsin, daha çok okuyalım.

melisa kesmez

Soğuk bir cumartesi, sıcak bir hoşgeldinle misafirlerini karşılayan Akademi Kitabevi’nde tanıştım Melisa Kesmez ile. Atları Bağlayın Geceyi Burada Geçireceğiz ve Bazen Bahar isimli iki öykü kitabını imzaladı benim için. Kısa sohbetimiz bu enfes öykülerin yazarını layıkıyla tanımak açısından yeterli değildi tabii. Ama heyecan vericiydi. Türk yazarların kitaplarını okuyamıyorum diyenlere, edebiyatımızı ve değerli kalemlerimizi keşfetmek adına güzel bir başlangıç olabilir Kesmez’in öyküleri.