ERMİŞ – Halil Cibran

Ermiş, El Mustafa isimli bir bilge seyyahın, Orphalese’de geçirdiği günlerin sonunda orada yaşayan halkın talebi üzerine söylediği sevgiye, aşka, çocuklara, vermeye ve almaya, dine, ahlâka dair sözlerini aktarıyor. “Birlikte durun ama yapışmayın birbirinize: Çünkü ayri durur tapınağın sütunları. Hem birbirinin gölgesinde büyümez meşeyle selvi.”

Reklamlar

DİZBOYU PAPATYALAR – Tomris Uyar

Tomris Uyar’ın sekiz öyküden oluşan kitabı hayatın içinde yitip giden insanlık hallerini anlatıyor. Cana tak ettiren fakirlikle mücadele eden, biraz para için gözünü bile kırpmadan can alabilen bir karakter… Despotluģu ile tanınan, askeri disipline alışkın ama bununla da toplumda dışlanan emekli albay… Metazori evlilikle hayatı kararan ve gerçek aşkı arayan Aydın… Kocasının ailesi tarafından onay görmemiş bir kadın ve hayatını bu reddedilişin gölgesinde geçiren Feride Hanım’la Behçet Bey… Bir yastıkta kocama kısmetine erememiş, ayrı şehirlerde özlemle yaşama savaşı veren Şermin ile Orhan… Gönlünden, yatağından koparıp atsa da hayatından tamamen çıkaramadığı eski eşinin sırtına yüklenen dertleri ile boğuşan Müzeyyen Hanım… Yalnız hayatını, evinin bir odasını kiraya verdiği ünlü yönetmen kiracısıyla yaptığı diyaloglarla süsleyen Meliha Hanım… ölüm döşeğinde emektar yardımcısı ile sessiz diyaloglar kuran Hanım… Farklı karakterler, farklı hayatlar… Sokakta yanımızdan geçen insanlar ve kendilerinde gizli yaşam öyküleri…

KUMLARIN KADINI – Kobo Abe

2019’un beş ayı bitti bile nerdeyse. Bu sene okuduğum kitaplar konusunda biraz ihmalkarlık yaptım, farkindayim. Ben de hızlıca onlara yer vereyim, gücenmesinler dedim. Yılın ilk kitabı, ilk defa okuduğum Japon yazar Kobo Abe’nin Kumların Kadını. Cumpei Niki böcek avına çıkmak için işten izin alır. Kumluk arazide yolunu kaybeder. Her an kumların altında kalma tehlikesiyle yüz yüze bir köy evinde, kocasının ölümünden sonra tek başına yaşayan bir kadının evinde misafir olur. Bu planlanmadık misafirlik beklenmediği kadar uzundur. Hiç umulmadık sürprizlerle karşılar hayat bazen bizi. Ve kabullenmekte zorlandığımız olayları kanıksamak zorunda kalabiliriz. Mantık her zaman bir çıkış yolu gösterir. Ve bilimdedir bazen kurtuluş yolu.

Kitap ayrıca Japon yönetmen Hiroshi Teshigahara tarafından 1964 yılında sinemaya uyarlanmış. En az kitap kadar seyirciyi, Cumpei Niki’nin çaresiz direnişleriyle sarsan bir film. Cannes jüri özel ödülünün de sahibi.

MAVİ GEZEGEN

25 SINOP KG__3169B-2 AAAA_resize

Bugün güzel ve özel bir gün.

Bugünün güzelliği, sadece cuma olmasından kaynaklanmıyor.

Bugünün güzelliği de, özelliği de hayatımı sırt sırta, omuz omuza, el ele geçirmekten keyif aldığım, gururlandığım sevgili eşimin kişisel fotoğraf sergisini açtığımız gün olmasında yatıyor.

Ortaokul yıllarında başlamış deklanşöre basmaya. O gün bugündür de bu hobisinden hiç vazgeçmemiş. Birbirimizi bulduğumuzda, beni de daha bilinçli, daha iyi gören, hisseden bir fotoğraf sevdalısı haline getiren değerli eşimdir.

Evde bir sürü harici bellek içinde binlerce fotoğraf, ara ara açılıp izlenmeyi bekliyordu. “Hadi sana bir sergi açalım,” diye başlayan sohbetimiz CKM (Caddebostan Kültür Merkezi)’de nihayete erdi.

Sergide yer alacak fotoğraflarla ilgili çok değerli ağabeyimiz Mahir Vardar ile fikir teatisinde bulunurken, kendisinden “Peyman da fotoğrafların altına minik yazılar yazsın” fikri doğdu.

Fotoğrafları seçtik. Yazıları yazdık. Tam da CKM’deki sergi alanını hazırlayacağımız günün sabahında, dün değerli Ara Güler’in ölüm haberini aldık. Duygulandık. Hem de çok. Böylesine büyük bir fotoğraf üstadının vefatı bizi derinden etkilemişti. Ve tabii o günün anlamı bizim için çok büyüktü. Biz de sergiyi hazırlıyorduk. Kimileri için hayatın bitişi, bir başkaları için doğuşu oluyor.

Mavi Gezegen, hayata attığımız en nadide imzalardan biri.

Sergide yer alan birkaç fotoğrafı sizlerle de paylaşmak istedim. 25 Ekim’e kadar Caddebostan Kültür Merkezi’nde sergiyi ziyaret edebilirsiniz.

01 AMSTERDAM Dsc05056 3 AAA_resize

Meydanı bekleyen bir grup insanız sadece. Güvercinler kadar bile özgür olamayan.

 

10 AMSTERDAM KG__5124RR 1_resize

Suretlerimiz yansıyacak suya. Bir damla yağmur düşerse silineceğinden korkarım.

 

02 ISTANBUL IMG_0220A SB2 AAAA_resize_2

Şehrin karmaşasında, birbirine teğet geçen hayatlar bizimkisi…

 

20 EDİNBURG KG__9359-2TTkgg AAAA_resize

Dedemin anlattığı deniz hikayeleri ile büyüdüm. Ondandır, içinden deniz geçmeyen şehirlerle barışık olmayışım.

 

37 MIDILLI KG__0264AA aa-2_resize

Şimdi önüme bir de sardalya atarlar. Değmeyin keyfime!

 

04 AMSTERDAM KG__0195_resize

Bir gün insan gücüne ihtiyaç duymayan fabrikalar, robotik sistemlerin tıngırtısı içinde boğulacak.

 

51 PARIS DSC03715111 bw _resize

Ressamın işi bittiğinde, tuvalde bir genç kız yüzü görmeyi ümit ediyordu kırmızı şapkalı kadın.

 

59 KATMANDU KG__2211AAR-2 AAAA_resize

Sıcak bir hoşgeldinle karşılar sevdiklerini. Çünkü eve dönmek hep çok güzeldir.

 

17 EDINBURG KG__8823RRA AAAA_resize

Biz şehri gözlerken, üzerimize dikilmiş gözlerden bihaberdik.

 

18 EDİNBURG KG__8856RAT2_resize

Hayat bir tiyatro sahnesi. Bizler de anonim oyuncularız.

 

07 AMSTERDAM KG__9828-2 AAAA_resize

Biteviye hayatların uzak ihtimalleri üzerinde takılıp kalmıştı düşünceleri.

 

49 TORONTO KG__4757 AAAAA_resize

Şehir mi daha dinamik, insanları mı?

 

 

 

Ne Okuyorum

LRM_EXPORT_116367132921668_20180919_094416995

Portakal ve mandalina ağaçlarının gölgesinde, meyvelerinin kokusunu bastıran melisa çiçeğinin kokusunu içime çekerek okudum bu güzel beş öyküyü. İyiden iyiye serinleyen akşam saatlerinin nemiyle değil, öykülerin verdiği duygu yoğunluğu ile titredim.

Gidenler, gitmeyi beceremeyenler, ayrılıklar, sevgiyi içinde yaşayanlar, merdümgirizler, konuşamayanlar, kaçanların duygularıyla örülmüş “yuva” üzerine kurulu harika öyküler. Melisa Kesmez’in hayatın içinde biriktirdiklerini, Tanrı vergisi yeteneği ve azminin başarılı sonucu olarak beni derinden etkileyen cümlelerinde yaşıyorum. Bir sonra ki kitabını şimdiden sabırsızlıkla bekliyorum.

#bizimbuyukchallengeimiz için çok sevdiğim bir yazarın henüz (uzak henüz değil. Ama doğru, kendisi çok sevdiğim bir yazardır) okumadığım kitabı kategorisine yerleştiriyorum.

Peyman Ünalsın Gökhan

Ne Okuyorum

lolita

Kavuşamadığı çocukluk aşkı Annabel’in yerine ergenlik çağındaki Dolores’i yerleştiren orta yaşlı Humbert’ın erotik serüveni.

Okurken hafif tiksintiyle, tavırlı yaklaştığım Humbert’ı ’97 yılında sinemaya aktarıldığında canlandıran Jeremy Irons ile kafamda farklı bir noktaya koymaya çalıştım. Geçmişe hapsolmuş Humbert’ı çocuksu seksiliği, bakışlarıyla, canlılığıyla tavlayan Dolores de çoğu zaman gözümdeki masumluğunu yitirse de içimde ona karşı hep acıma oldu.

’62 yılındaki film uyarlamasını ise tamamen Nabokov’un bu sansasyonel eserine bir anlamda sahip olmak gibi nitelendirdim. Çünkü çevrildiği dönemdeki ahlaki değerlerle, erotiğe bakış açısının muhafazakarlığında sıkışmış kalmış, bu sebepten de kitabın aktardığı konuyu layıkıyla film perdesine yansıtamamış.

#bizimbuyukchallengeimiz için 26.madde olan uyarlama filmini merak ettiğim kitap olarak okudum.

Peyman Ünalsın Gökhan

Ne Okuyorum

Daha güzel bir dünyaya kavuşmak ütopik olmamalı. Insanlar üzerine düşeni yapsalar, yaşanabilir her alanı sahiplenseler hayallerimizdeki dünyaya kavuşmak o kadar da zor olmaz. Yeryüzünde yaşayan diğer canlıları sevip korusalar, tarihine saygı duyup mirası yaşatmayı ilke edinseler daha güzel bir dünyada yaşamak hayal olmaktan çıkar.

Arkeolog Francesco Orsini, bir konferans için kendisini Türkiye’ye davet eden mimar Hanzade Kayı ile daha güzel bir dünyaya kavuşmanın kurallarını içeren bir kitabın peşine düşerler. Kitap bir Hitit kraliçesi ve bir keşiş tarafından yazılmıştır. Kitabın peşine düşen Profesör Orsini ve Hanzade Kayı, Türkiye’nin hıristiyanlık alemi için Hac yolu niteliğindeki şehirlerini ve tarihi mekanlarını ziyaret ederler. Türk mutfağının enfes tatlarını, müziklerini, tarihini, dünyaca ünlü koro şefi Stefano Mazzoleni’nin bu ilk romanında okuyabilirsiniz.

Bu kitap benim için duble keyifli oldu. Çünkü hem Türkiyemin güzelliklerinden bahsediyor hem de sevgili okuldaşım, arkadaşım Meltem Tosun’un çevirisi ile yayınlandı. Bu sebeple de #bizimbuyukchallengeimiz ın 32.maddesi olan çevirmenini çok sevdiğiniz kitabı sahipleniyor.