Erkekler Balık mı, Alık mı? – Candan Erdemci

20190617_074818

40’lı yaşlarında dört bayan arkadaş, değişik sebeplerle biten evliliklerinin ardından yeni maceralara hazır hissederler kendilerini. Hayatlarına girecek yeni adayları bulmak için de online dünyadaki sosyal platformların engin denizinden faydalanmaya karar verirler. Artık her yazışma, her buluşma bir psikolojik analiz malzemesidir. Gruba bu fikri veren elebaşı hanımın kendisi psikolog olduğundan etraflıca süzgeçten geçer adaylar. O engin denizin içindeki balıkları ağlarına düşürmek veya bazen de o alıkların oltalarından korunmak için türlü entrikalar gerekir.

Yazarın ilk kitabı olan romanda genel akış rahat okumayı beraberinde getirse de, diyaloglardaki  yapaylık zaman zaman kulağımı tırmaladı. Bazı bölümlerde didaktik bir hava yakalasam da, esprili anlatımıyla eğlenceli bir okuma deneyimi oldu diyebilirim.

Reklamlar

BAŞKASININ YÜZÜ – Kobo Abe

Doğu edebiyatının Kafka’sı olarak tanınan Kobo Abe’nin en az Kumların Kadını kadar ilginç romanı. Sıvı oksijen patlaması sonucu yüzünde onulmaz yaralar açılan bir bilim adamının, yaralara musallat olan sülükler sebebiyle, eşiyle ve çevresindeki insanlarla ilişkileri bozulur. Kendine bir yüz yapmak için bildiği tüm laboratuvar bilgilerinden faydalanır. Amacı yeni bir yüzle eskisi gibi sosyalleşmek ve eşini yeniden kazanmaktır. Tüm bu süreci günlüklerinde toplar. Yeni yüzüyle yeniden iletişime geçtiği karısına kaza sonrası duygularını, yaşadıklarını, yeni yüzün kendisine kattıklarını bu günlükler aracılığıyla aktarmak gayesindedir. Yeni yüzü, tıpkı organ nakli geçiren insanların kişilik özelliklerinde yarattığı değişiklik misali karaktere farklı özellikler kazandırmıştır. Toplum içinde yollarımızın kesiştiği insanların kaçta kaçı kendi öz benliğiyle karşımıza çıkıyor? Maskeler takarak hiç olamadıkları insanlara dönüşenler bir bir maskelerinden kurtulsa, sahip oldukları itibarı ne kadar muhafaza edebilirler?

Başkasının Yüzü, Kumların Kadını filminin yönetmeni Hiroshi Teshigahara tarafından 1966 yılında filme uyarlanmış.

ERMİŞ – Halil Cibran

Ermiş, El Mustafa isimli bir bilge seyyahın, Orphalese’de geçirdiği günlerin sonunda orada yaşayan halkın talebi üzerine söylediği sevgiye, aşka, çocuklara, vermeye ve almaya, dine, ahlâka dair sözlerini aktarıyor. “Birlikte durun ama yapışmayın birbirinize: Çünkü ayri durur tapınağın sütunları. Hem birbirinin gölgesinde büyümez meşeyle selvi.”

DİZBOYU PAPATYALAR – Tomris Uyar

Tomris Uyar’ın sekiz öyküden oluşan kitabı hayatın içinde yitip giden insanlık hallerini anlatıyor. Cana tak ettiren fakirlikle mücadele eden, biraz para için gözünü bile kırpmadan can alabilen bir karakter… Despotluģu ile tanınan, askeri disipline alışkın ama bununla da toplumda dışlanan emekli albay… Metazori evlilikle hayatı kararan ve gerçek aşkı arayan Aydın… Kocasının ailesi tarafından onay görmemiş bir kadın ve hayatını bu reddedilişin gölgesinde geçiren Feride Hanım’la Behçet Bey… Bir yastıkta kocama kısmetine erememiş, ayrı şehirlerde özlemle yaşama savaşı veren Şermin ile Orhan… Gönlünden, yatağından koparıp atsa da hayatından tamamen çıkaramadığı eski eşinin sırtına yüklenen dertleri ile boğuşan Müzeyyen Hanım… Yalnız hayatını, evinin bir odasını kiraya verdiği ünlü yönetmen kiracısıyla yaptığı diyaloglarla süsleyen Meliha Hanım… ölüm döşeğinde emektar yardımcısı ile sessiz diyaloglar kuran Hanım… Farklı karakterler, farklı hayatlar… Sokakta yanımızdan geçen insanlar ve kendilerinde gizli yaşam öyküleri…

KUMLARIN KADINI – Kobo Abe

2019’un beş ayı bitti bile nerdeyse. Bu sene okuduğum kitaplar konusunda biraz ihmalkarlık yaptım, farkindayim. Ben de hızlıca onlara yer vereyim, gücenmesinler dedim. Yılın ilk kitabı, ilk defa okuduğum Japon yazar Kobo Abe’nin Kumların Kadını. Cumpei Niki böcek avına çıkmak için işten izin alır. Kumluk arazide yolunu kaybeder. Her an kumların altında kalma tehlikesiyle yüz yüze bir köy evinde, kocasının ölümünden sonra tek başına yaşayan bir kadının evinde misafir olur. Bu planlanmadık misafirlik beklenmediği kadar uzundur. Hiç umulmadık sürprizlerle karşılar hayat bazen bizi. Ve kabullenmekte zorlandığımız olayları kanıksamak zorunda kalabiliriz. Mantık her zaman bir çıkış yolu gösterir. Ve bilimdedir bazen kurtuluş yolu.

Kitap ayrıca Japon yönetmen Hiroshi Teshigahara tarafından 1964 yılında sinemaya uyarlanmış. En az kitap kadar seyirciyi, Cumpei Niki’nin çaresiz direnişleriyle sarsan bir film. Cannes jüri özel ödülünün de sahibi.

Ne Okuyorum

LRM_EXPORT_116367132921668_20180919_094416995

Portakal ve mandalina ağaçlarının gölgesinde, meyvelerinin kokusunu bastıran melisa çiçeğinin kokusunu içime çekerek okudum bu güzel beş öyküyü. İyiden iyiye serinleyen akşam saatlerinin nemiyle değil, öykülerin verdiği duygu yoğunluğu ile titredim.

Gidenler, gitmeyi beceremeyenler, ayrılıklar, sevgiyi içinde yaşayanlar, merdümgirizler, konuşamayanlar, kaçanların duygularıyla örülmüş “yuva” üzerine kurulu harika öyküler. Melisa Kesmez’in hayatın içinde biriktirdiklerini, Tanrı vergisi yeteneği ve azminin başarılı sonucu olarak beni derinden etkileyen cümlelerinde yaşıyorum. Bir sonra ki kitabını şimdiden sabırsızlıkla bekliyorum.

#bizimbuyukchallengeimiz için çok sevdiğim bir yazarın henüz (uzak henüz değil. Ama doğru, kendisi çok sevdiğim bir yazardır) okumadığım kitabı kategorisine yerleştiriyorum.

Peyman Ünalsın Gökhan

Ne Okuyorum

lolita

Kavuşamadığı çocukluk aşkı Annabel’in yerine ergenlik çağındaki Dolores’i yerleştiren orta yaşlı Humbert’ın erotik serüveni.

Okurken hafif tiksintiyle, tavırlı yaklaştığım Humbert’ı ’97 yılında sinemaya aktarıldığında canlandıran Jeremy Irons ile kafamda farklı bir noktaya koymaya çalıştım. Geçmişe hapsolmuş Humbert’ı çocuksu seksiliği, bakışlarıyla, canlılığıyla tavlayan Dolores de çoğu zaman gözümdeki masumluğunu yitirse de içimde ona karşı hep acıma oldu.

’62 yılındaki film uyarlamasını ise tamamen Nabokov’un bu sansasyonel eserine bir anlamda sahip olmak gibi nitelendirdim. Çünkü çevrildiği dönemdeki ahlaki değerlerle, erotiğe bakış açısının muhafazakarlığında sıkışmış kalmış, bu sebepten de kitabın aktardığı konuyu layıkıyla film perdesine yansıtamamış.

#bizimbuyukchallengeimiz için 26.madde olan uyarlama filmini merak ettiğim kitap olarak okudum.

Peyman Ünalsın Gökhan