Ne Okuyorum

20180307_170033

#bizimbuyukchallengeimiz ın 11. maddesi olan “en az 30 sene őnce yazılmış bir kitap” niteliğinde okudum Sunullah İbrahim’in O Koku adlı romanını.

Kitabın yayımlanma sürecindeki hikaye, içeriğinden daha fazlasını hayal ettirdi. Bu yüzden de büyük beklenti ile okudum. Beklentimin cevabı değildi ne yazık ki.

Ne var ki, kitabın ilk yayımlandığı 1966 yılında toplatılması, yirmi yıl kadar da karanlıkta kalması, muhalif görüşlerin her zaman dışlandığını, baskı altına alındığını bir kere daha kanıtlar nitelikte.

Peyman Ünalsın Gökhan

Ne Okuyorum

20180209_123631

Yıllarını eğitime adamış, görerek bakan, sağduyu ile yaklaşan, hisseden, hislerini aktarabilen, günlerini sanatla harmanlayan, gördüklerini, duyduklarını başkaları da nasiplensin diye paylaşan, muzip genç kız bakışlarıyla hayatın matrak mozaiğini çözen, günleri dolu dolu yaşayan, emekliliğimi onun gibi yaşamayı dilediğim değerli bir kadın yazar.

Nurşen Hanım, nâm-ı diğer Leylakdalı Hanım https://leylakdali.blogspot.com.tr/, blog dünyasının hayatıma dokundurduğu çok değerli insanlardan. Yıllardır yazılarını büyük bir keyifle takip ediyorum. Birkaç kere telefonla konuştuk, mesajlaştık. Yıllar önce bir gün, Ayşe’nin Kitap Kulübü blog yazılarımdan birine istinaden postadan çıkan bir Nurten Ay (Ali Teoman, 1991’de Haldun Taner Öykü Ödülü alan Gizli Kalmış Bir İstanbul Masalı isimli kitabını bu adla yayımlatmıştı) kitabının Antalya’da yaşayan sahibesi. O kitap şimdi kütüphanemin rafında; sayfaları arasında sıcacık bir not yazılmış kartıyla birlikte.

Nurşen Hanım’ın bir kitap yazmasını hep bekledim. Ve en nihayet 2017’nin son aylarında ilk kitabı yayımlandı.

#bizimbuyukchallengeimiz’ın “Bir yazarın ilk kitabı” başlıklı 1.maddesine ithafen okudum Mutfağın Hatıra Defteri’ni. Okudukça kendi çocukluğumun mutfağına girdim çıktım. Nurşen Hanım’ın eş-dost tarafından Zarifanım diye tanınan anneannesinin yemekleri, kuzenlerle geçirilen tatiller, bahçe sinemaları, televizyon üzerine serilen dantel örtüler, çocuk ruhuyla kalkılabildiğinde ziyafete dönüşen sahurlar, komşular ve daha niceleri…

Ben kitabı okurken, büyüdüğümüz için annemin artık hiç yapmadığı muzlu rulo pastasının mis gibi kokusunu hatırladım. Bakalım siz neleri yâd edeceksiniz çocukluğunuza dair.

Bu arada sevgili Nurşen Hanım kitabımı imzaladı ve tekrar İstanbul’a geri gönderdi. Şimdi bir yazarın ilk kitabı, üstelik de tanıdığım bir yazarın ilk kitabı vasfıyla kütüphanemdeki yerini aldı 🙂