Ne Okuyorum

fullsizerender-2

“Bir kitap yazmak istediğimi söylemiştim. İçinde öyle bir cümle olsun istiyorum ki, kitabı okuyan biri o cümleye geldiğinde kitabı birden kapatıp sımsıkı göğsüne bastırsın.”

Bu cümleyi okuyunca, tıpkı öykünün kahramanının dilediği gibi kitabı kapatıp göğsüme bastırdım. Aslında her birimiz kendi öykülerimizin kahramanıyız. Kağıda dökülmemiş hikayelerimizi, Barış Bıçakçı kendi içten, samimi, duyarlı üslûbu ile anlatmış.

Ne Okuyorum

fullsizerender

Hayatın içinde, gündelik yaşamlar bazen bir kahve tadında; acı, ama keyifli, dostlarla içildiğinde. Bazen bir çikolatalı yaş kek kadar leziz, ama içindeki şeker kadar zararlı. Kimi zaman ceviz kabuğunu doldurmayan, ama bir o kadar da hassas olaylarla örülü. Çiçekler gibi rengarenk, uçarı… İyi bakmadığında kolayca kuruyup ölecek kadar narin. Minik parçalardan oluşan yap boz kadar çetrefilli. Üstünde, tek bir çizik olmayan beyaz kağıt misali saf, duru. Sadece “aşk” değil hayatta yolumuza çıkan. Komşuluk ilişkileri, annenin çocuklarına duyduğu sevgi, ilk eşe duyulan öfke, yoldaşa duyulan hasret… Bir içki eşliğinde atılan kahkahalar, dökülen göz yaşları, savrulan küfürler. Bir sigaranın dumanında kaybolan hatıralar.