Neslihan Kaptan elinde koca bir hoparlör ‘Tazelenmeye buyurun, hadi bakalım! Eller klavyeye, kalpler bir olmaya’ dedi. Tam bu kelimelerle söylemedi ama ben böyle anladım. ‘Geldim kaptanım,’ dedim acemi miço şaşkınlığı, hevesiyle. Çapa çekmeye, yelken açmaya yardım edeceğim ya, bende bir heyecan…
Özlemişim buraları. Seyrek geliyorum, biliyorsunuz. Tembellik yapıyorum diyeceğim, boş otursam popomun üzerinde. O olmadığına göre özrüm geçer akçe. Beni bu şehir bitirdi hemşire.
Geçen perşembe benim gonca gül Hamnet’e bilet almış. CKM’ye gittik. Ay bende bir genç kız heyecanı, sormayın. Sanki ilk defa sinemaya gidiyorum. Üstelik sevgilim bilet almış, romantik adam! Önce Irish Pub’da bilimum zararlı kızartmalardan yanında DARK BEER ile mideleri doldurduk. Sonra film… Acayip heyecanlıyım!
Filmle ilgili yorumlarımı bir sonraki yazıya saklayacağım. Hevesiniz yeterince kursağınızda kaldı mı? 🙂
Film bitti. Yağmurlu bir gece. Bereket desem… Peki hadi adı bereket olsun, yazın susuz kalmayalım da! Bizim yazlık Kuşadası, Davutlar’da. Bakalım bizi ne bekliyor? Sel, tufan, yer yerinden oynamış. İstanbul, en azından bizim oturduğumuz semtler henüz bu yağmurların hiddetini kaldırıyor. Birkaç seneye ne olur bilmiyorum. Çünkü rögarları benim balkonun gider deliği ile özdeşleştirince bir süre sonra havada uçan kumlardan, inşaat tozlarından mutlaka tıkanacaktır.
Yağmurlu hava diye arabayı aldık. Yoksa CKM, bizim ev arası yirmi, yirmi beş dakika -ay sormayacağım sana Google Map-bilemedin yürüyerek yarım saat. CKM otoparkı nasıl narin aralıklar, dönemeçler, nasıl zarif tanrım, incecik! arabayı sürtmeden geçmek için yılan gibi kıvrım kıvrım kıvrılmak lâzım. Neyse bizim arabanın uzun önü içine kaçtı sanki, geçtik bir ağızda. Yürüyerek yol yarım saat ya, biz arabayla on dakikada evdeyiz, sandık! Nerdeeee! Gonca gül altmış yedi yıldır Göztepeli. Her sokakta en az beş apartman yıkılmış. Diğerleri zaten yıkılıp yapılmış. Sokakları tanımanın mümkünatı yok. Zaten insan altmış yedi yaşında yağmurla ıslanmış buğulu camlarda ne kadar net görebilir ki? Hele karşıdan gelen xenon araba farları altında!!! Sapmamız gereken sokağı kaçırdık. Kendimizi Göztepe metro inşaatı dibinde bulduk. Geriye dönersek bizim eve ulaşabiliriz, ama dönüş yok. Tek yön sokaklar, inşaatlardan kapalı yollar derken yarım saat arabayla dolandık durduk. Nihayet eve ulaştığımızda yorgun ve de argındık.
Şehrin, insanların, hayatın yorgunluğunu atmaya, kendimize RESET atmaya geldik. Adına meditasyon diyelim, terapi diyelim, ne dersek diyelim! Piyanonun tuşlarına dokunan parmakların çıkardığı Debussy bestesi kadar hisli akşamlarda, güneşli ya da güneşsiz gün doğumlarında, bir öğle molasında, çocukları spor salonunda beklerken, ütü masasında bekleyen iki gömlek arasında duyguları buraya akıtırken TAZELENECEĞİZ. Kendimizi bulacağız. Çikolatadan yapılmış şu trende, işte tam şu kompartımanda oturmuş, sıcak çikolatanızı yudumlarken yazacağınız yazıları düşünün. Ne tatlı şeyler çıkacak ortaya!

Dünyanın en uzun çikolata treni (55 mt) – Bergamo Havaalanı

Yerim seni vagon!
Ve tam şu anda dinlediğim…
Yerim seni çikolata treni! 🙂
Acemi miçoluk olur mu? Kurucu üye sayılırsınız mirim, ne yollar denizler havalar aşıp da geliyoruz, her seferinde ayrı heyecan ve iyi ki diyerek.
Bak şimdi, bu Hamnet’i ben de çok merak ediyorum. Hatta bizim platforma film düşmüş ama bekliyorum ki gidip sinemada izleyeyim. Sanırım sen de çok etkilenmeyenlerdensin. Böyle yorumları gördüm yakın çevremde. Yine de şu Jessie Buckley ve Paul Mescal performansını başkalarıyla birlikte, Max Richter eşliğinde büyük bir perdede izlemek istiyorum. Ya kısmet diyelim!
Bence şimdiden tazeliği birbirimize vermeye başladık, Reset’in adını koyduk, yola çıktık. Gerisi dans renk müzik.. 🙂 Çok sevgiler..
BeğenBeğen
🙂 Teveccühünüz kaptanım!
Büyük ekranda izlenecek görsel örüntüye sahip, öyle yapmanı tavsiye ederim. Oyunculuklar şahane! Jessie Buckley’in oyunculuğunu zaten pek beğenirim. Burada iyice köpürmüş.
Paul Mescal bence, onun gölgesinde kalıyor. Max Richter müthiş! Yazışırız üzerine…
Birlikte olmaya, tazelenmeye, yenilenmeye ihtiyacımız vardı. Hızır gibi yetiştin! İyi geldin! Herkes iyi geldi 🙂
Büyük bir kalp gönderiyorum.
BeğenLiked by 1 kişi
Yine buralarda beraber olmak ne güzel! Ben de sizin gibi sık yaz(a)mayanlardanım, Neslihan dürtmese daha da yazmazdım. İyi ki yazıyoruz, birbirimizi okuyoruz.
Hamnet’i dün CKM’de seyrettim. Yorumunuzun benimkine yakın olduğunu hissediyorum. Acaba üzerine çok konuşulduğu için mi böyle oldu? Oyunculuk şahane, mekân nefis, konu güzel ama işte bu kadar… Daha’sını umuyordum herhalde, çıkmadı. Train Dreams listemdeydi, sevgili Leylak Dalı’nın yazdığı filme de bakacağım mutlaka.
Ben yürüyerek gittim CKM’ye. Araba dışında başka seçeneğim yok, arabayı da çıkarmıyorum pek İstanbul’da 🙂 Güzel bir yürüyüş mesafesi. Genelde Kadıköy’e giderdim sinema için ama bundan sonra tercihim CKM olacak, pek keyifli geldi dünkü tecrübem.
Yazılarda ve çikolatalı trenlerde buluşmak dileğiyle çok sevgiler…
BeğenLiked by 1 kişi
Sevgili Leylan, ne iyi geldi birlikte olmak. İlk yazma dönemlerinde çok sıkılıyordum yazamayınca ama aştım. Elimden geldiğince burada olmaya gayret göstereceğim.
Ben Hamnet’in pazarlama dehası olduğunu düşünüyorum. Zaten film çekimi bittiğinde çekilen, tüm ekibin dans ettiği bir video dolaşıyor, izlediniz mi bilmiyorum, o videoya kadar her şey pazarlama projesi bence.
Memet Sindel’in dün Instagram’da bir paylaşımı vardı. Şaşırtmacalı bir paylaşım. onun da yorumunu görünce, film konusunda çok da yalnış bir gözlüğe sahip olmadığımı görüp kendimle övündüm 🙂
CKM güzel bir mekân. Ben orayı hep sevdim. Film öncesi yiyorsun, içiyorsun, sergi geziyorsun, kitapçıda dolaşıyorsun, bana iyi gelen bir yer.
O zaman çuf çuf çuf :)))
Sevgilerimle.
BeğenBeğen
Yerim seni çikolata treni! 🙂
Acemi miçoluk olur mu? Kurucu üye sayılırsınız mirim, ne yollar denizler havalar aşıp da geliyoruz, her seferinde ayrı heyecan ve iyi ki diyerek.
Bak şimdi, bu Hamnet’i ben de çok merak ediyorum. Hatta bizim platforma film düşmüş ama bekliyorum ki gidip sinemada izleyeyim. Sanırım sen de çok etkilenmeyenlerdensin. Böyle yorumları gördüm yakın çevremde. Yine de şu Jessie Buckley ve Paul Mescal performansını başkalarıyla birlikte, Max Richter eşliğinde büyük bir perdede izlemek istiyorum. Ya kısmet diyelim!
Bence şimdiden tazeliği birbirimize vermeye başladık, Reset’in adını koyduk, yola çıktık. Gerisi dans renk müzik.. 🙂 Çok sevgiler..
BeğenBeğen
zarif beyefendi ile güzel bir akşam buluşması İstanbul’un kentsel dönüşümüne çimento harcı gibi karışmış ama olsun bu da özel tarihinize bir anı olarak eklendi mi eklendi..
hamnet, henüz izlemedim yakında gideceğiz size çoook yakın olan ckm olacak muhtemelen mekan 🙂 kitabını beğenmiştim çünkü gölgedeki kadının hikayesi olması belki en çok tuttu elimden ve karakterin güçlü yapısı.
çikolata treni ben böyle alayım :))
biliyorum hiç tembellik yok hayat yoğun ama iyi ki geldiniz yahu ne güzel oldu..
BeğenBeğen
Anılar, anılar… evet o kadar dolu ki defter, arasında bu yazışmalar, mesajlar da var, kenarına çizilmiş çiçek desenleri, kurumaya bırakılmış bir yaprakla zenginleşmiş.
O zaman bir süre daha Hammet yazmayalım, madem yanıbaşımda izleyeceksiniz ☺️ Ben de Storytel’de dinliyorum bu günlerde. Kitap film mukayesesi yapıyorum. Evet Agnes etkileyici bir karakter gerçekten.
Ben de burada olmaktan mutluyum hem de çok 🥰🌺
BeğenBeğen
İstanbul’un diğer yakasının ucundayım trafikte dahil olunca evet başka kıtadayım resmen, irish pub’a gitti aklım kızartmalara dark beer a takılıp ardından o vagonu yedim yuttum :)) kalbe giden yolumdan geçit yaptı yazın anlayacağın.. yazlık için endişeni canı gönülden anlıyorum umarım bir şekilde ev kotarır bu işi seni yazahoş karşılar🙏🏻yazılarda birbirimizin anlarında kalp kalbe buluşuyor olmak tazeleyici keyifli paylaşımlar olsun🌷🌀
BeğenBeğen
Sabahın bu erken saatinde (07:15) yorumun günün vitamini oldu sevgili Özge 🤗 Bu değil mi zaten burada olmamızın sebebi; birlikte yolculuk yapmak, okumak, izlemek, paylaşmak, zihnimizi dinlendirmek. Hep şunu düşünüyorum; yüz yüze değiliz belki ama kalp kalbeyiz, ruha ruh yazıyoruz, çiziyoruz. 🔆🌀🦋
BeğenBeğen
Mis kokar ya o kompartıman, ucundan da kemirsek ayıp olur mu? Ne iyi ettin sevgili Peyman, sık uğramasan da arada bir resetleyelim kendimizi burada, en azından yazarak.
Hamnet konusunda fikrimi bildirmesem iyi olacak, o kadar beğenildi ki bana en ufak bir duygu geçmeyen film. Kitabı bile daha etkileyici gelmişti. Benim favorim uluslararası filmlerde: Sirat. Uzun zamandır bu kadar çarpıcı film izlememiştim.
Trafiğe gelince, İstanbul’la kıyaslanmayacak ebattaki Antalya bile tam bir keşmekeş. Geçen arkadaşım beni arabayla bırakacaktı eve, dönüp dönüp aynı yere geldik, nereye dalsak kapalı, gerçekten bu kış yağmur, toz ve onarım kazıları bezdirdi…
Leylak Dalı
BeğenLiked by 1 kişi
Hiç olur mu sevgili Leylak Dalı, kemirelim tabii. Çocuklar gibi yanaklarımızı şişire şişire kemirelim hem de!
Ah içime su serptiniz! Hamnet’in büyüsüne kapılmayan bir biziz sanıyordum. Ben Train Dreams’in yasından da, dün gece izlediğim Sırat’ın yasından da çok daha fazla etkilendim. Pazarlama konusunda Hamnet sınıfı geçti.
En son geçtiğimiz Ekim ayında Antalya’ya geldiğimde trafiği görüp şaşırmadım desem yalan olur. Yazık, çok yazık! İnsanoğlu dokunduğu her şeyi siyaha boyuyor.
Yeniden burada olduğuma çok mutluyum 🙂 Sıcacık karşılamanız fırından yeni çıkmış ekmek gibi geldi… Kalp!
BeğenBeğen