GERGEDAN – Mine Söğüt

Mine Söğüt, yeryüzünün gerçek tanrılarından biri olduğuna inandığı gergedanı öykülerinin baş köşesine oturtmuş. Görünüşü kadar kötü değil aslında gergedan. Aksine otçul bir hayvan ve kendisine bir saldırı sezinlemediği müddetçe de saldırmayan zararsız bir hayvan. Oysa biz Mine Söğüt’ün öykülerinde tüm canlılara, dünyaya zarar veren insanı görüyoruz. Gergedan ise bir köşeden, kınayan masum gözlerle izlemekle yetiniyor.

Günümüz Türkiye’sinin ağır meselelerini, yıllarca kişiliğini harmanlayan Marquez, Saramago, Kafka, Passolini, Lanthimos, Cemal Süreya gibi sanatçılardan alıntılarla işlemiş.

Gotik bir anlatımla yazılan acılı hikayeler hepsi. Okumak için dirençli bir psikoloji lazım.

DİZBOYU PAPATYALAR – Tomris Uyar

Tomris Uyar’ın sekiz öyküden oluşan kitabı hayatın içinde yitip giden insanlık hallerini anlatıyor. Cana tak ettiren fakirlikle mücadele eden, biraz para için gözünü bile kırpmadan can alabilen bir karakter… Despotluģu ile tanınan, askeri disipline alışkın ama bununla da toplumda dışlanan emekli albay… Metazori evlilikle hayatı kararan ve gerçek aşkı arayan Aydın… Kocasının ailesi tarafından onay görmemiş bir kadın ve hayatını bu reddedilişin gölgesinde geçiren Feride Hanım’la Behçet Bey… Bir yastıkta kocama kısmetine erememiş, ayrı şehirlerde özlemle yaşama savaşı veren Şermin ile Orhan… Gönlünden, yatağından koparıp atsa da hayatından tamamen çıkaramadığı eski eşinin sırtına yüklenen dertleri ile boğuşan Müzeyyen Hanım… Yalnız hayatını, evinin bir odasını kiraya verdiği ünlü yönetmen kiracısıyla yaptığı diyaloglarla süsleyen Meliha Hanım… ölüm döşeğinde emektar yardımcısı ile sessiz diyaloglar kuran Hanım… Farklı karakterler, farklı hayatlar… Sokakta yanımızdan geçen insanlar ve kendilerinde gizli yaşam öyküleri…