BAŞKASININ YÜZÜ – Kobo Abe

Doğu edebiyatının Kafka’sı olarak tanınan Kobo Abe’nin en az Kumların Kadını kadar ilginç romanı. Sıvı oksijen patlaması sonucu yüzünde onulmaz yaralar açılan bir bilim adamının, yaralara musallat olan sülükler sebebiyle, eşiyle ve çevresindeki insanlarla ilişkileri bozulur. Kendine bir yüz yapmak için bildiği tüm laboratuvar bilgilerinden faydalanır. Amacı yeni bir yüzle eskisi gibi sosyalleşmek ve eşini yeniden kazanmaktır. Tüm bu süreci günlüklerinde toplar. Yeni yüzüyle yeniden iletişime geçtiği karısına kaza sonrası duygularını, yaşadıklarını, yeni yüzün kendisine kattıklarını bu günlükler aracılığıyla aktarmak gayesindedir. Yeni yüzü, tıpkı organ nakli geçiren insanların kişilik özelliklerinde yarattığı değişiklik misali karaktere farklı özellikler kazandırmıştır. Toplum içinde yollarımızın kesiştiği insanların kaçta kaçı kendi öz benliğiyle karşımıza çıkıyor? Maskeler takarak hiç olamadıkları insanlara dönüşenler bir bir maskelerinden kurtulsa, sahip oldukları itibarı ne kadar muhafaza edebilirler?

Başkasının Yüzü, Kumların Kadını filminin yönetmeni Hiroshi Teshigahara tarafından 1966 yılında filme uyarlanmış.

Reklamlar

KUMLARIN KADINI – Kobo Abe

2019’un beş ayı bitti bile nerdeyse. Bu sene okuduğum kitaplar konusunda biraz ihmalkarlık yaptım, farkindayim. Ben de hızlıca onlara yer vereyim, gücenmesinler dedim. Yılın ilk kitabı, ilk defa okuduğum Japon yazar Kobo Abe’nin Kumların Kadını. Cumpei Niki böcek avına çıkmak için işten izin alır. Kumluk arazide yolunu kaybeder. Her an kumların altında kalma tehlikesiyle yüz yüze bir köy evinde, kocasının ölümünden sonra tek başına yaşayan bir kadının evinde misafir olur. Bu planlanmadık misafirlik beklenmediği kadar uzundur. Hiç umulmadık sürprizlerle karşılar hayat bazen bizi. Ve kabullenmekte zorlandığımız olayları kanıksamak zorunda kalabiliriz. Mantık her zaman bir çıkış yolu gösterir. Ve bilimdedir bazen kurtuluş yolu.

Kitap ayrıca Japon yönetmen Hiroshi Teshigahara tarafından 1964 yılında sinemaya uyarlanmış. En az kitap kadar seyirciyi, Cumpei Niki’nin çaresiz direnişleriyle sarsan bir film. Cannes jüri özel ödülünün de sahibi.