HEY GARSON! Murat Sevinç

20190709_184505

HEY GARSON! kitap okumayı sevdiğimi bilen, Belçika’da yaşayan bir çocukluk arkadaşımın tavsiyesiydi. Gerçek hayat hikayesi, bazılarımızın tecrübe ettiği yurt dışı deneyimlerinden bir örnek.

Murat Sevinç üniversiteyi bitirip de asistan olarak üniversitede kalmayı istediğini profesörüne söylediğinde karşısına kocaman bir engel çıkıyor: İNGİLİZCE. İngilizce öğrenmeden asistan olamayacağını öğrenince de kısıtlı maddi olanaklarına rağmen Londra’ya gidiyor. Hayata anlam katan tecrübeler, anlatılacak bir sürü anı biriktiriyor. Yurt dışında kısa sürede yabancı dil öğrenmenin en kolay yolunun da yerel halkla bire bir münasebette olunabilen garsonluktan geçtiğini söylüyor.

Kitap, dört sene okumak için kaldığım İtalya tecrübelerimi aklıma getirdi. Kısıtlı maddi imkanlar, hatta aileden dört yıl boyunca hiçbir maddi destek almadan baş etme üzerine kurgulanmış bir deneyim. Bir dolu macera ve anı ile “iyi ki gitmişim” dedirten dört yıl.

Kitabın sayfaları arasında da beni bekleyen bir sürpriz varmış meğer. Ama bunu, kitabı bana tavsiye eden Zeynep dahi bilmiyordu. Yazar, kitabı kaleme alırken masasının yakınındaki kırmızı radyoya dikiyor gözlerini. Anılarına şahit bu radyo, çok sevdiği dostları Dilek ve eşi Alpay’ın hediyesiymiş. Yazarın şehri Ankara, bahsedilen isimler de Dilek ve Alpay olunca, hele bir de Dilek’in enfes öyküler yazdığı notunu da görünce, benim de çok sevdiğim Dilek Türker’den (https://www.kitapyurdu.com/kitap/avucumda-cimen-izi/427629.html) bahsettiğini anladım. Ne güzel bir tesadüf! On bin küsur km çapına rağmen dünya ne küçük!

Bir biyografinin bir kesitini eğlenceli dille okumak isteyenlere tavsiye edilir.