Ne Okuyorum

Rüyalarının gerçeklik üzerindeki etkisinden korkan George Orr, rüya görmemek için uyumaktan da korkar hale gelmiştir. Psikolojik olarak da sarsılan George, derdine çare olması için gittiği Dr. Haber tarafından dünyayı değiştirmek amacıyla kullanılmaya başlayınca bir avukatlık bürosunda tanıştığı Lelache’ı Dr. Haber’ın ofisini denetlemesi için tutar. George’un tedavisi devam ederken dünyada değişimler olmaktadır. Rüya içinde rüyalar bizi uzaylıların kol gezdiği bir dünyaya götürür. Ve kitabın sonunu, okurun güvenilir zihnine bırakır Le Guin.

#bizimbuyukchallengeimiz ın 29.maddesi olan klasik bir bilim kurgu kitabı olarak okudum Le Guin’in romanını.

 

Ne Okuyorum

20180330_100028

Rus yazarlarının üzerimdeki “kasvetli” etkisini kıran bir okuma deneyimi oldu. Hastalıklı bir çocukluk dönemi geçiren, sıraca (bir nevi deri veremi) hastalığı yüzünden arkadaşları tarafından mütemadiyen dışlanan, kendini resme, tiyatroya ve en nihayetinde de edebiyata adayan Gogol, pastoral betimlemelerle beni Ukrayna’nın kırsalına çekti. İki öyküden oluşan Mayıs Gecesi isimli kitabındaki ilk öyküde, Galya ile Levko’nun aşkını mitolojik benzetmeleriyle masalsı bir dilde aktarırken, ikinci öyküde Çartkov isimli bir ressamın etrafında gelişen olaylarla sanatı sorgulamasını anlatmaktadır. “Gördüğün her şeyi incele ve öğren! Her şeyi fırçanla göster, ama her şeyden çok, özellikle de yaradılışın yüce gizine ermeye çalış……İnsan için sanat tanrısal ve göksel bir cennet demektir. Sırf bundan ötürü sanat her şeyden üstün olan biricik şeydir. Görkemli bir sessizlik her tülü dünya heyecanlarından; yaratmak, yıkmaktan ne kadar yüksektir!”

#bizimbuyukchallengeimiz ın 2.maddesi olan Rus edebiyatından bir kitaptı Mayıs Gecesi, severek okuduğum.