KUMLARIN KADINI – Kobo Abe

2019’un beş ayı bitti bile nerdeyse. Bu sene okuduğum kitaplar konusunda biraz ihmalkarlık yaptım, farkindayim. Ben de hızlıca onlara yer vereyim, gücenmesinler dedim. Yılın ilk kitabı, ilk defa okuduğum Japon yazar Kobo Abe’nin Kumların Kadını. Cumpei Niki böcek avına çıkmak için işten izin alır. Kumluk arazide yolunu kaybeder. Her an kumların altında kalma tehlikesiyle yüz yüze bir köy evinde, kocasının ölümünden sonra tek başına yaşayan bir kadının evinde misafir olur. Bu planlanmadık misafirlik beklenmediği kadar uzundur. Hiç umulmadık sürprizlerle karşılar hayat bazen bizi. Ve kabullenmekte zorlandığımız olayları kanıksamak zorunda kalabiliriz. Mantık her zaman bir çıkış yolu gösterir. Ve bilimdedir bazen kurtuluş yolu.

Kitap ayrıca Japon yönetmen Hiroshi Teshigahara tarafından 1964 yılında sinemaya uyarlanmış. En az kitap kadar seyirciyi, Cumpei Niki’nin çaresiz direnişleriyle sarsan bir film. Cannes jüri özel ödülünün de sahibi.

MAVİ GEZEGEN

25 SINOP KG__3169B-2 AAAA_resize

Bugün güzel ve özel bir gün.

Bugünün güzelliği, sadece cuma olmasından kaynaklanmıyor.

Bugünün güzelliği de, özelliği de hayatımı sırt sırta, omuz omuza, el ele geçirmekten keyif aldığım, gururlandığım sevgili eşimin kişisel fotoğraf sergisini açtığımız gün olmasında yatıyor.

Ortaokul yıllarında başlamış deklanşöre basmaya. O gün bugündür de bu hobisinden hiç vazgeçmemiş. Birbirimizi bulduğumuzda, beni de daha bilinçli, daha iyi gören, hisseden bir fotoğraf sevdalısı haline getiren değerli eşimdir.

Evde bir sürü harici bellek içinde binlerce fotoğraf, ara ara açılıp izlenmeyi bekliyordu. “Hadi sana bir sergi açalım,” diye başlayan sohbetimiz CKM (Caddebostan Kültür Merkezi)’de nihayete erdi.

Sergide yer alacak fotoğraflarla ilgili çok değerli ağabeyimiz Mahir Vardar ile fikir teatisinde bulunurken, kendisinden “Peyman da fotoğrafların altına minik yazılar yazsın” fikri doğdu.

Fotoğrafları seçtik. Yazıları yazdık. Tam da CKM’deki sergi alanını hazırlayacağımız günün sabahında, dün değerli Ara Güler’in ölüm haberini aldık. Duygulandık. Hem de çok. Böylesine büyük bir fotoğraf üstadının vefatı bizi derinden etkilemişti. Ve tabii o günün anlamı bizim için çok büyüktü. Biz de sergiyi hazırlıyorduk. Kimileri için hayatın bitişi, bir başkaları için doğuşu oluyor.

Mavi Gezegen, hayata attığımız en nadide imzalardan biri.

Sergide yer alan birkaç fotoğrafı sizlerle de paylaşmak istedim. 25 Ekim’e kadar Caddebostan Kültür Merkezi’nde sergiyi ziyaret edebilirsiniz.

01 AMSTERDAM Dsc05056 3 AAA_resize

Meydanı bekleyen bir grup insanız sadece. Güvercinler kadar bile özgür olamayan.

 

10 AMSTERDAM KG__5124RR 1_resize

Suretlerimiz yansıyacak suya. Bir damla yağmur düşerse silineceğinden korkarım.

 

02 ISTANBUL IMG_0220A SB2 AAAA_resize_2

Şehrin karmaşasında, birbirine teğet geçen hayatlar bizimkisi…

 

20 EDİNBURG KG__9359-2TTkgg AAAA_resize

Dedemin anlattığı deniz hikayeleri ile büyüdüm. Ondandır, içinden deniz geçmeyen şehirlerle barışık olmayışım.

 

37 MIDILLI KG__0264AA aa-2_resize

Şimdi önüme bir de sardalya atarlar. Değmeyin keyfime!

 

04 AMSTERDAM KG__0195_resize

Bir gün insan gücüne ihtiyaç duymayan fabrikalar, robotik sistemlerin tıngırtısı içinde boğulacak.

 

51 PARIS DSC03715111 bw _resize

Ressamın işi bittiğinde, tuvalde bir genç kız yüzü görmeyi ümit ediyordu kırmızı şapkalı kadın.

 

59 KATMANDU KG__2211AAR-2 AAAA_resize

Sıcak bir hoşgeldinle karşılar sevdiklerini. Çünkü eve dönmek hep çok güzeldir.

 

17 EDINBURG KG__8823RRA AAAA_resize

Biz şehri gözlerken, üzerimize dikilmiş gözlerden bihaberdik.

 

18 EDİNBURG KG__8856RAT2_resize

Hayat bir tiyatro sahnesi. Bizler de anonim oyuncularız.

 

07 AMSTERDAM KG__9828-2 AAAA_resize

Biteviye hayatların uzak ihtimalleri üzerinde takılıp kalmıştı düşünceleri.

 

49 TORONTO KG__4757 AAAAA_resize

Şehir mi daha dinamik, insanları mı?